2 Eylül 2014 Salı

İnternetsiz 24 Saat

İnternetsiz 24 saat 

İnternet günümüzün olmazsa olmazı. 21. Yy da internetsiz 24 saat kalmak gerçekten zorlayıcı. 

Evde ki adsl hattında problem vardı. Türk telekomu aradım. Bana dağıtım modeminde sorun olduğunu ekipleri yönlenireceklerini söylediler. 2. Gün yine aynı keza , 3. gün de aynı. Evde wifi olmadığı için bende cep telefonumdan veri paketi kullanıyordum. Zaten az kalan veri paketim 2. gün bitti. Yani evde ki adsl hattım düzelmeden önce ki 24 saat internetsiz kaldım. Hem cepten hem de evden internetim yoktu. 

İnternet ne demek? İnternet günümüzde dünya demek. Aslında bu çok trajikomik bir o kadar da gerçek bir türüm. Gününüzde internete o kadar bağımlıyız ki. Bu arada belirtmek isterim ki facebook bağımlı değilim ve 2 ayda bir kontrol ettiğim bir facebook hesabım var :) 

İnternetsiz akıllı telefon gerçekten de akıllı mı? İnternetim olmadan iphone'um tam bir akılsız telefon oldu. Maillerimi okuyamıyorum. Twitter a, instagrama giremiyorum, haberleri kontrol edemiyorum. Bu telefonun akıllı kısmı kalmadı ki! İyi fotoğraf çekebilen sıradan bir telefon oldu. Eski telefonum samsung star da fena fotoğraf çekmiyordu. Yani akıllı telefonları akıllı yapan aslında internetmiş. 

İnternetim geldi. Sonra ? Sonunda evde ki hat sorunu düzeltildi. Sevinç ve mutluluk içinde wifi açtım internete bağlandım. O ilk an gerçekten çok mükemmeldi. Onlarca bildirim geldi. Whatsapp dan mesajlar instagramda beğeniler, gmail de yeni postalar. Bütün hepsini kontrol etmem sadece 5 dakikamı aldı. Pek de önemli bir şey yoktu içlerinde. İşim bittikten sonra telefonu kilitleyip cebime koydum. Yani internet olmazsa olmazımızdan çok ihtiyacım olduğu her anımda hazır olsun şeklinde. En azından benim için öyle. 

29 Ağustos 2014 Cuma

İlk yazı

İlk yazı benim için çok önemli. Aslında bütün ilkler benim için çok önemlidir. Yani ilk yazıda ince eleyip sık dokuma istiyorum. Lakin sırf bunun içinde ilk yazıyı geciktiremezdim. Sıcak ağustos ayının son günleri blog yazılarıma başlamak için güzel bir tercih. 

Neden bir blogger oldum? Aslında bu sorunun cevabı çok basit. Çünkü düşüncelerim var ve bunları insanlarla paylaşmak istiyorum. Bana göre yazmak insanı gerçekten çok geliştirir. Yazmak aynı zamanda yazmayıda geliştirir :) Kimi zaman insanların aradığı bir bilgi olursun , kimi zaman ise aynı düşünceyi paylaşan insanlara cesaret olursun yazılarınla. Yazmanın bir güzel yanı da kendini görürsün ve kendini bulmana yardımcı olur yazıların. 

Hangi konular üzerine yazacağım? Düşüncenin sınırı olmadığı gibi benimde konularımda sınır yok. Birçok konuda yazacağım. Bunlar güncel konular, dergi yazıları, filmler, tiyatrolar, kitaplar, tarihi olaylar, dünya, gezi, kamçılık ve daha birçok konu üzerine yazacağım. 

Yazılarımda ki en büyük hedefim akıcı yazı hazırlamak. Sıkıcılığa karşıyım bu bağlamda sıkıcı olmayan yazılar yazmak isterim. Onun dışında günlük 500 okuyucum olsun, en iyi 10 blogger dan biri seçileyim twitterda tt olayım gibi hedefim yok. Ben sadece yazmak istiyorum ve okuyucumla aramda ki o bağı kurmak istiyorum.Hedeflerden ve birçok şeyden uzak birebir okuyucumla kendi aramda bağ kurmak. Diliyorum ki birçok yazıda tekrar görüşürüz.